Advertisement

Başarıya Giden Yol: Öz Disiplin

Öz Disiplin Sahibi Olmak İçin İzlenmesi Gereken 5 Adım

Öz disiplin denilince aklınızda tam olarak nasıl bir tanım oluşuyor? Hayatınızda disiplinli olmak için çaba sarf eden biri misiniz yoksa bu disiplin duygusuyla doğanlardan mısınız?

Çevremizde her zaman çok şık, başarılı, her işte kendini ispat eden mutlaka bir kişi vardır. Parmakla gösterilen, çocukken annelerin imrenerek övdüğü komşu çocuğu gibi o tiplerden hepimiz belli bir dönem bıkmışızdır.

Sonuçta o bizden daha iyi olan, hep bizden birkaç basamak daha yukarıdan seyreden kişi oldu. Peki biz bunu değiştirmek için ne yaptık?

Merdiveni daha hızlı çıkabilmek için daha mı büyük attık adımlarımızı yoksa aşağıya inmekte olan bir asansöründe dikilmeyi tercih ettik?

Ben söyleyeyim: Çoğumuz soluklanırken yukarı tırmananların ardından bakmakla yetindik. Çünkü kendimize hep bir bahanemiz oluyor. Çıkamıyorum çünkü yorgunum, sigara içiyorum, ayağımda bir problem var... 

Bunu merdiven çıkmak metaforundan anlatmaya çalıştım çünkü çok uzağa bakmamıza gerek yok. O kişi olmak bir merdiveni sonuna kadar tırmanmaktan çok da farklı değil. 

Önce zihninizdeki o mental yorgunluktan kurtulmanız, sonrasında dayatılan kalıplardan çıkmanız gerekiyor. Bu adımların herbiri bir kat, herbir yeni adım disiplinli bir düzene doğru yol olmaktan ibaret.

Ama doğduğumuzdan beri bize öğretilen şeyler bundan çok farklı. Birey olmaktan ziyade halktan biri olmamız ve sürünün parçası olmamız adına güdülüyoruz. Büyük bir çoğunluk sürüden bir parça olmayı pekte problem etmiyor. Eğer onlardan biriyseniz yazıyı okumayı burada bitirebilir ve hayatınıza olduğunuz gibi devam edebilirsiniz :) Ama buraya kadar gelmişseniz tahminim o ki bir şeyler değişsin istiyorsunuz. 

O zaman öz disiplin nedir nasıl edinilir başlayalım!

Öz disiplin kişinin hedeflerine ulaşmak için davranışlarına ve duygularına yön verebilmesidir. 

Peki öz disiplinli nasıl olunur?

Pek tabi doğuştan gelen bir özellik olmadığı aşikar. Disiplin dediğimiz şey alışkanlıklarımız tarafından şekillendirilmektedir. İyi alışkanlıklar iyi bir disipline, kötü alışkanlıklar kötü bir disipline itiyor hepimizi. O yüzden öz disiplin için ilk yapmamız gereken şey hedeflerimizi belirlemekten geçiyor.

1.Aktif Hedefler Belirlemeliyiz: Yazılı, adım adım, şematik ve planlı somut hedefleriniz olsun.

Kağıda geçirdiğiniz bir hayaliniz eğer ki adım adım planlayabileceğiniz bir şekilde zihninizde canlanmıyor ise bunun üzerine pekte düşünmediğiniz açık. Üzerine çokta düşünmediğiniz o düşünceniz gerçekten de hayaliniz mi bir düşünün derim. 

2.Hedefiniz için hangi davranışları edinmelisiniz? Unutmayın ki davranışlar alışkanlıklarınıza dönüşür. O yüzden bu adımda alışkanlıklarınızı gözden geçirebilirsiniz. Örnek vermek gerekirse iyi çizimler yapmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken özelliklik zamanınızın önemli bir bölümünü çizime ayırmak olacaktır. Zamanınızı neye nasıl ve niçin ayırmanız gerektiğini belirlemelisiniz.

3.Zaman, zaman, zaman. Göz açıp kapayınca kadar geçer. Bir bakmışız lise bitmiş üniversiteye başlamış, bir kapamışız gözümüzü yolu yarılamışız. Latife etmiyorum. Hayat koşullarımız göz önüne geldiğinde o kadar boş şeylere vakit ayırıyoruz ki zaman nasıl geçiyor anlamıyor. Bomboş akıp giden o dakikalar ancak geçip gittiğinde geride bir pişmanlık bırakınca kafamıza dank ediyor. Zamanını parçalara ayırmayı öğrenmelisin. İlk olarak gününü sonrasında haftanı planlayabilirsin. Hedefine uygun bir çizelge hazırlayarak kendini gün be gün olmasa bile haftalık takip edebilirsin.

4.Merdivenin sonunda ne var? Seni basamakları çıkmaya iten şey ne? 

Tatmin duygusu yabana atılamayacak kadar tetikleyicidir. Elde etmeyi arzuladığınız o hedef sizi basamaklarda tutacak şey. O yüzden eğer ki gerçekten tatmin olmayacağınız bir hedef varsa işin ucunda yolun sonunu göremeyebilirsiniz.

5.ısrarcı olun! Pes etmeyin! Bu süreçte ilerlediğiniz yol çok meşakkatli olabilir. Örneğin kilo vermek, bir dil öğrenmek, zorlu bir ödevi bitirmek gibi halletmeniz gereken hedefler olabilir. Bu durumda hayal gücünüze güvenmeyi öğrenmeniz lazım. 

Bilinçaltının Gücü adlı kişisel gelişim kitabında telkin sanatının bilinçaltımızdaki etkisine değinilmiştir. Israrcı olmanın aslında insan beyninin çalışma mekanizmasında ciddi bir gücü var. 

Arabayı sürmeye ilk kez başlayan biri hızlı vites değiştiremez, trafikte çok gergin olur, sürekli diken üstündedir. Öğrenme sürecinin defalarca kez tekrarlamasının ardından trafiğe çıktığı her yeni gün alışır, korkusunu yener ve motor hareket haline gelen bir yetenek kazanmış olur. Artık nefes almak kadar sıradan bir olay haline gelir araba sürmek. 

Belki milyarlarca insan araba sürüyordur. Ama bu kadar kalabalık bir çoğunluğa karşı hayal nasıl kurulur bilmeyen bir kitle olduğuna eminiz. Çünkü büyürken hayalin, aklı bir karış havada olmanın kötü şeyler olduğu öğretildi hepimize.

Ayakların yere sağlam bassın derlerdi. O yüzden hayal etmek, bir hayali zihinde yaşamak ve bundan mutluluk duymak çocukluk fantezimiz olarak kaldı. Büyüdükçe sadece rüyalarda hayal görmek normalleşti. 

Oysa Joseph Murphy kitabında şöyle yazmaktadır: “Büyük ressamlar, müzisyenler, şairler, konuşmacılar ve ya­zarlar bilinçaltının güçlerini ayarlayıp kullanırlar ve canlanıp il­ham alırlar. Robert Louis Stevenson, uyumadan önce bilinçaltını kendisi uyurken onun için öyküler yazmakla görevlendirirdi. Ne zaman banka hesabındaki para azalmaya başlasa, bilinçaltın­ da kendisine güzel, iyi satacak, heyecanlı bir hikaye vermesini isterdi. Stevenson, derin zihninin zekasının ona öyküyü parça parça, adeta bir dizi gibi sunduğunu söylüyordu. Bu, bilinçaltınızın size nasıl bilincinizin hiç bilmediği önemli ve bilge sözleri söyleyebileceğini göstermektedir.

Mark Twain sık sık bütün dünyaya hayatında hiç çalışma­dığını duyururdu. Mizah yeteneği ve yazdığı harika eserler, bi­linçaltının tükenmek bilmeyen kaynağını kullanma yeteneğinin sonucuydu.”

Peki bu bitip tükenmeyen bilinçaltı yeteneği tam olarak ne?

Az önce bahsetmekte olduğum hayal etme gücüdür. Murphy’e yaptığı onca araştırma, yüzlerce danışanından aldığı izlenimler ve kendi deneyimleri çerçevesinde insanın hayal etmeyi bilen bir canlı olması gerektiğini söylüyor. 

Her sabah uyandığımızda ve her gece yatmadan önce 10 dakika boyunca kendimizi görmek istediğimiz o noktaya varmış bir halde hayal etmeliymişiz. O anı yaşadığımız ve tekrar tekrar bu hisse zihnimizi boşaltarak dikkat kesilmeliymişiz. 

Çünkü: “Bilinç tarafından alınan ve doğru kabul edilen her düşünce, beynin bilinçaltınızı destekleyen diğer organlarına gönderilir, can bulur ve bir gerçeklik olarak dünyanızda yer eder”

Öz disiplin ve bilinçaltı konusunda Bilinçaltının Gücü kitabını okumanızı öneririm. Öz disiplin için şimdilik benden bu kadar. Araştırmaya devam ediyorum. Daha disiplinli olmak adına yapılabilecek başka yollar buldukça sizinle paylaşacağım. 

Hoşçakalın!

Yorum Gönder

0 Yorumlar