Advertisement

Türk Dizileri Neden Tutmuyor? #Klişeleri Yakala 1

Türk Dizileri Neden ESKİSİ KADAR Tutmuyor? #Klişeleri Yakala 

Dizilerimizin bir çoğu büyük heveslerle başlayıp 4.haftasını göremeden reyting kurbanı oluveriyor. Maalesef ki bunların belli başlı nedenleri bulunmakta. İşte bana göre o nedenler:

1. Öncelikle diziler 1 buçuk saat veya 2 saat civarında. 2 saat olmasının yanı sıra bir de özet geçilen geçen bölüm ile 3 saate çıkarılıyor resmen. Saat 20:00'da başlayıp saat 23:35'de bitiriyorlar diziyi. Bu uzunluğa çekenleri bırakın izleyenlerin canı dayanmaz. Uykusu gelir insanın uykusu!

2. Bir diğer sebep ise klasik ve klişe konuların evrilip çevirip tekrar tekrar çekilmesinden
kaynaklanıyor. Bir kanalı açıyoruz zengin kız fakir oğlan diğer kanala dönüyoruz mafyadaki iyi adam bir diğer tarafta kötülük fesatlık yapan bir kadın... Yani sanki bütün hikayeler bitmiş de bir bunlar kalmış elimizde. Acıtasyon, entrika, yalan dolan rüzgarları savuruyor dizileri. Ama bir noktadan sonra tüm kötülükleri işleyen karakterlere artık kötülük bulamaz hale geliyor senaristler ve bu kez de aynı suçları tekrar tekrar işletiyor. E seyircide bu kadar da olmaz deyince halkta hiç bir şey beğenmiyorun ardına sığınacakları tutuyor.

3. Diğer bir neden ise oyuncuları oyunculuk kalitelerinden daha çok güzelliklerine göre seçmelerinden kaynaklı. Bu güzel, bu yakışıklı hadi bunları çift yapalım tutar. Tutmaz kardeşim
tutmaz! Güzel ve Çirkin'de tuttu mu? Kıvanç ile Tuba yan yana getirildi gene tutmadı. Ha burada demiyorum onlar iyi oyuncu değil hayır burada mesele kimya meselesi. Yani oyuncu seçiminin tek kötü olmasının yani güzellik algısından değil oyuncular arası kimyanın uyuşmamasından da kaynaklanıyor. Örneğin Elçin Sangu ile Barış Arduç filmi Mutluluk Zamanı gişede iyi bir iş çıkaramadı. Ama tabi ki de güzel örnekler var. Mesela Özge Özpirinçci ve Buğra Gülsoy enerjisi! Ben canlandırdıkları rollerin etkisine kapılıp onları gerçekten sevgili sanabiliyordum. Birbirlerinden çekinceleri yok yakın bir arkadaşlık ve iş ilişkileri olduğu belli ve ikisi de iyi birer oyuncu. Şimdi de yanlış hatırlamıyorsam Acı Tatlı Ekşi adlı bir sinema filmi çektiler. Fragmanını izledim ve kesinlikle filme gidenleri yasa boğacak gibi duruyordu ki Selin Şekerci'nin Instagram hikayesinde ağlamaktan helak olduğunu görmüştüm. Yani hem kimya hem oyunculuk bir arada olunca sonuç muhteşem olabiliyor!

4. Gelelim diğer sebebe yeteri kadar özenilmeyen senaryo akışı. Yapmaya çalıştıkları ilk 5 bölümü harika heyecanlı ve olabildiğince iyi gösterip hayran kitlesini arttırmak sonrasında ise saçmalıklar üzerine ilerlemek. Bunun en iyi örneği maalesef ki Kalp Atışı benim için. Ben ilk 7 bölüme kadar baya beğenerek izliyordum sonra ne oldu senarist mi yönetmen mi ayrıldı bilmiyorum dizi saçma sapan bir yol almaya başladı. Bombalar süikastler hastanede özel timler? Ne oluyor yahu? Nerede yaşıyor bunlar diyorsunuz. Gerçek dışı biliyoruz o diziler gerçek değil tamam da azıcık gerçekçilik katıverin! 


5. Uzun upuzun süren sezonlar. 1 sezon değil 2 sezon değil tam 5 sezon! 10 bölüm değil 20 bölüm değil 30 bölüm süren sezonlar. Hayır ne yapıyorsunuz siz? Bu kadar uzun yazılır mı ya? Hani yazacak konu bulamadığınızdan dolayı oyuncular uzun uzun bakışıyor dizilerde. Bizde sıkıntıdan ya televizyonu kapıyor ya da bir daha izlememeyi tercih ediyoruz genellikle. Sezonların uzun olması yapımcıların isteği. Hatta ne kadar uzunsa o kadar iyidir dizi mantığı var! Kısaltın şu bölümleri sezonları emin olun dünyada ki kaliteli yapımlar kadar iyi yapımlar çıkar bizden. 

6. Bence dizilerin son zamanlarda ekranlarda yer tutamamasının diğer sebepleri ise YOUTUBE ve Netflix. Yani internet ulaşımı olan her ev, artık reklamını atlayamadığı televizyonlardan daha tercih edilesi. Televizyondakinden daha özgün olan yapımlara daha yakın hissediyor kendini. Çoğunluk artık internette daha aktif. Bu sebeple televizyon ve televizyon yapımlarının ömrü de kısalıyor ister istemez.

Yorum Gönder

0 Yorumlar